Gürcistan Gezi Notları 3: Mtskheta ve 4 Vaftiz, 2 Nikah ve 1 cenaze

Bundan nerede ise 2 ay önce yaptığımız Gürcistan ziyaretinin maalesef devamını getirememiştim. Aklımdan çoğu detayı uçup gitti bile… Nedense en iyi gezi yazıları geri döner dönmez yazılanlar oluyor. Bekledikçe anlar, detaylar flulaşıyor. Aklımda kaldığı kadarı ile şimdi size biraz Mtskheta’yı yani Gücülerin eski başkentini anlatacağım.

Sabah kalkıp ilk kez metroya binmek üzere yola çıktık. O da ne metronun yürüyen mervidebleri in in bitmiyor… Bizdeki metroya nazaran çok daha derinde.. Merdivenler aradaki mesafe bir an evvel katedebilmek için hızla çalışıyor…

Tiflis Metrosu

Metro ile yerel dolmuş istasyonuna gitmeye uğraşıyoruz.  İlk kez yerel ulaşım ağını kullanmayı deneyeceğiz. Marshrutky dedikleri dolmuşlar çok konforlu olmasa da aslında en ucuz seyahat yöntemi. Mtskheta’ya Tiflis’ten 15 dakikada bir kalkıyorlar. Yol bir saat bile sürmüyor.

Günlerden Pazar… Mtskheta’ya vardığımızda tam da dolmuşun son durağının önünde kocaman br kilise görüyoruz.

Büyük bir kalabalık var..

Neden olduğunu çok anlamadan ve sorgulamadan dalıyoruz içeriye… Burası Samtavro Kilisesi…

Samtavro Church

 

Samtavro Church

Samtavro Church

Samtavro church

İçeri girdiğimizde ilk karşımıza çıkan şey bir vaftiz töreni oluyor… İzlemekten kendimizi alamıyoruz… Ta ki birazdan içeri bir gelin ve damat girinceye kadar…

Vaftiz

Kilisede Nikah Gürcistan

Kilisede Nikah Gürcistanİlahiler söyleniyor nikah esnasında… Önce resim çekebilir miyiz çekemez miyiz diye tereddüt ederken sonunda kendimizi video bile çekerken buluyoruz.

Çıkana kadar arka arkaya 3 bebeğin daha vaftiz için kiliseye getirildiğine tanık oluyoruz.

Biz cıkarken de  bir gelin ve damadın daha  kiliseye doğru ilerlediğini görüyoruz.

Minik kasabada gezinmeye başlıyoruz.

Mtskheta

 

MtskhetaAşağıda gördükleriniz size tanıdık geliyor mu peki? 🙂

Ceviz sucuğu Gürcistan

 

Cevizli Sucuk, Pestil Gürcistan

 

Cevizli Sucuk Gürcistan

Mtskheta GürcistanDaha orada atıştırmak için birer parça cevizli sucuk elimizde ilerliyoruz. Tepedeki kiliseye nasıl çıkacağımızı soruştururken oradaki yerlilerden biri ile anlaşmış kendimizi tepelere tırmanırken buluyoruz.. Bu arada büyük bir kalabalık yine kilise istikametine doğru ilerliyor… Papaz hakkın rahmetine kavuşmuş…  Büyük bir cenaze gerçekten de.. Çok kalabalık… Allah rahmet eylesin diyerek yolumuza devam ediyoruz..

Yukarı çıktığımızda bizi karşılayan manzara işte tam da böyle…

Mtskheta

MtskhetaBizi bu tepeye tırmandıran Jvari Manastırı ise işte burada… Gürcüler için ruhani ve dini önemi büyük…

Jvari Monastery

Jvari churchAttığımız turun ardından inip minibüslerin yolunu tutuyoruz… Dönüşe az kaldı… Gidip dinlenme sonra ardından son bir şehir turu yapma zamanı.. Son bir akşam yemeği yemeyi de ihmal etmiyoruz. Bu defa khachapurinin yumurtalısını yemeyi ihmal etmiyoruz. Gerçekten de muazzam bir tat.. Istanbul’da Bu yumurtalı Khachapuriyi yiyebileceğimiz yeri bilen varsa lütfen söylesin…

Son bir kare ile bu seriye bir son veriyorum…. Gürcistan gerçekten de burnumuzun dibinde, nüfus cüzdanı ile girebildiğimiz… Damak tadı bize çok yakın, sıcak insanlarla dolu zarif ve fakir bir ülke… Türkiye’de harcadığınız paranın çok azına doya doya yiyip, içebileceğiniz ve gözünüzün gönlünüzün doyacağı bir ülke.. Bir şans vermek lazım derim.. Mutlaka en az bir defa…

Tiflis

Reklamlar

Gürcistan Gezi Notları 2: Tiflis Sokakları, Müzeleri, Gürcü Yemekleri…

Araya çok zaman girmeden hızlı hızlı yazayım da kafamdaki hatıralar silinmesin demiştim ama yine olmadı tabi.. İki hafta sonra yeniden Tiflis’ten devam ediyorum.

İlk akşam uzayan muhabbet bizi ertesi gün nerede ise öğle saatlerine kadar yatırınca oteldeki kahvaltıyı kaçırmış bulunduk. gerçi kahvaltının da kaçırılmayacak bir tarafı yoktu. Otel iyi güzel ama kahvaltısı zayıf. Çok da sıkıntı değil bizim için çünkü dışarıda olmak daha bile iyi.

Attık kendimizi dışarıya…

Özgürlük Meydanını kesen sokaklardan birine daldık.

Kahve kokusunu sevdiğimiz bir yere hemen oturuverdik.

Downtown‘un kahvesi mis gibi. Mantarlı krep şahane… Birer club sandwich… yanına portakal suyu bol buzlu…  O kadar iyi geliyor ki bize anlatamam… Bir kahve kesmiyor beni ikincisini söylüyorum…

Downtown Cafe TiblisiKahvaltıdan sonra ilk işimiz müze gezmek oldu.

Ana müzeler Rustaveli üzerinde.

Biz sadece National Galery’yi gezdik.

Meraklıları için aşağıdaki haritada epeyce müze var.

Tiflis Müzeler

National Galery Tiblisi

Rustaveli üzerinde çok güzel bir park var. Dinlenmek, kuşları dinlemek, havuz  başında oturmak için ideal. Biz de bu fırsatı kaçırmıyoruz.

TiflisBurada Adamın bir büfeden aldığı hamur işlerinin tadına bakıyoruz.

Tiflisin her yanı bizdeki simitçilere benzeyen büfelerle dolu.

Khachapuri ve türevleri, tatlısı ve tuzlusu ile bu büfelerde…

Bu gördüğünüz bir nevi böreğin içi,  bizim dolma içine benzer bir harç ile doldurulmuş…

Görüntü çok tuhaf olsa da inanın tadı kötü değil.. 🙂

Tiflisİşte bu hamur işi satan büfelerden biri de aşağıda…

TiflisParktan sonra yine arka sokaklara daldık.

Yürüdükçe yürüyoruz…

Sokaklar graffiti dolu…

tiflisAra ara dinlenmeye devam ettik… Her defasında başka bira içtik.

tiflisSokak aralarında sanat eseri gibi kiliseler köşeyi dönünce karşınıza çıkmaya devam ediyor…

Tiflis

tiflisBuradan bir de sanat galerilerinin ve barların olduğu sokaklara dalalım isterseniz.

Tiflis

Tiflis

TiflisBu hanımefendi ile resim çektirmek bedava değil 🙂

Tiflis

TiflisBu uzun yürüyüşün ardından Lonely Planet’in önerdiği bir restoranı aramak üzere bu defa Google Maps’e danıştık. Tiflisteki en güzel  şeylerden biri şehir merkezinde Tbilisi Loves You adındaki free Wi-Fi. Bizde hiç rastlamadığım bu uygulama çok hoşumuza gitti. İnternetten uzak yaşayamayanlar için birebir.

Tbilisi Loves YouBir de şehir ortasında cep telefonunuza, metro kartınıza kontür yükleyebileceğiniz makineler var.

Daha başka ne marifetleri var biz anlayamadık ama gerçekten çok kullanışlılar..

TiflisSokakta Türkçe konuşanlara rastlamak çok zor değil. Ciddi bir Azeri nüfusu da barınıyor.  Tatil yapmaya ya da iş için gelen Azeri sayısı da çok…

Aralarda kiliseler karşınıza çıkmaya devam ediyor… Yer, gök kilise…

Tiflis

Tiflis

TiflisBu kadar gezintinin ardından sonunda gideceğimiz restoranı buluyoruz. Shemoikhede Genatsvade…

TiflisBurası da bahçesi olmayan sadece kapalı mekanı olan bir restoran.

Döndükten sonra farkettim ki Vedat Milor ‘da bu restoranın Batum şubesine gitmiş.

Gürcü MutfağıGirişte, şu aşağıdaki Pirosmani tablosunu  gördüğünüzde  bilin ki doğru yerdesiniz..

Pirosmani Önce daha geldiğimiz gün sabahın köründe deneyip beğendiğimiz armutlu gazoz söylüyoruz. Yanında da birer shot votka. Önce votkadan bir yudum alıp ağzınızda bekletirken yutmadan bir fırt da gazozdan çekiyorsunuz. Nefissssss…

Armutlu gazoz votka GürcistanBu aşağıda gördüğünüz bir çeşit mercimek çorbası, içinde bunun da bol miktarda kişniş var…

Sevmesem de kişnişi tadına yavaş yavaş alışıyorum.

Çok emin olmamakla beraber bu mercimek yemeğinin Gürcüler için bizim kurufasulyeye benzer bir manası olabilir gibi geliyor.

Bilen varsa ve paylaşırsa benimle çokkkk sevinirim.

Gürcü MutfağıBu defa Khachapurinin rulo şeklinde olanı geliyor masaya, tat güzel, ama şaşırtıcı değil…

Gürcü MutfağıAdam yemelere doyamadığı şaşlığı yine götürüyor…

Gürcü MutfağıVe Khinkali: Burada khinkalinin 4-5 farklı çeşidini yapıyorlar, patatesli ve mantarlının yanında etin içerisinde kişniş olan ve olmayan bir çeşidi var. Tepesinden ısırıp suyunu içerken kendimizden geçiyoruz. Tabak tabak Khinkaliler masalara yağıyor… Paket yaptırıp yanında götürenler var…

Gürcü MutfağıBu restoranı o kadar sevdik ki ertesi akşam yeniden gelip, hem beğendiklerimizden azar azar daha yedik hem de yeni şeyler denedik… Şu şağıda gördüğünüz bizim şiş köfteye çok benziyor.. İncecik bir lavaşa sarılmış.

Gürcü Mutfağı

Gürcü MutfağıAşağıdaki yemek Adam’ın sipariş ettiği bir et yemeği ancak şu anda adını ben de hatırlamıyorum… Güveçte pişmiş parça et, suyunu hiç kaybetmemiş, üzerinde  erimiş peynir…

Gürcü MutfağıBu yemekten sonra tahmin edersiniz nasıl bir ağırlık çöktüğünü… İşte o yüzden biz bakkaldan Bir şişe votka alıp otele döndük, duş yaptık, dinlendik, odada müzik dinleyip hafif hafif kafaları çektik o gece.

Arkasından saat 11- 11.30 gibi dışarı çıktık. Barlar sokağı denebilecek yerdeki bir Irish Pub’a daldık, bol bol dans ettik, bağıra bağıra şarkı söyledik…

Gece ışıkları altında Tiflis’in güzellliğine bir kez daha hayran kaldık…

TiflisSonunda otele dönüp uyuduk… Ertesi gün  Tiflis’e aşağı yukarı 10- 15 km uzaktaki Mtsheta’ya gitmek üzere sızarcasına yatak ve yorgana kavuştuk… Devamı gelecek…

Gürcistan Gezi Notları 1: Gamarcuma Tbilisi

Bundan uzunca bir süre önce Adamla telefonda konuşuyoruz.

Gözümün bir ucu televizyondaki Vedat Milor’un tadı damağımda programında. Vedat Milor Batum’da bir güzel yiyip içiyor.

Gördüklerim karşısında öyle bir coşkuya kapılıyorum ki adam da kanalı değiştiriyor.

İzlemeye devam ediyoruz, benim aklım gazozlarda kalıyor, mantılar,pideler, kebaplar birbirini kovalıyor, sonra diyoruz ki Gürcistan’a gidelim.

Biz şuradan göz atabileceğiniz programı izleyeli 3 seneye yakın zaman olmuş. Bu üç yıl içerisinde Gürcistan’a giden bir arkadaşımız bize Tiflisi çok övüyor.. O zamandan beri bekliyor Gürcistan ve Tiflis aklımızın bir köşesinde.

Gürcistan Okuma Önerisi- Lonely PlanetYine bundan bir kaç ay önce her zaman olduğu gibi acaba hangi biletlerde indirim var diye THY’nin sayfasında gezerken Tiflis biletlerinin yarı fiyatına indiğini gördüm ve düşünmeden aldım. Aldım ama Mayıs ayının öyle yoğun zamanına denk geldi ki bu seyahat nerede ise işten çıkamadığım için gece saat 00:55’teki!!!  uçağı kaçıracaktım. Aceleden fotoğraf makinemi de evde unutmuş bulundum. O nedenle bu seferki fotoğraflar cep telefonumun çektiği hafiften bulanık fotoğraflar. Önemli olan gözümün gördüğü diyor ve kendimi avutuyorum.

Sabahın saat 4’ünde  indiğimiz Tiflis Havalimanını Tekfen yapmış, TAV işletiyor. İner inmez gözünüze herşey tanıdık geliyor. Döviz bozdururken adamın biri aramızda konuştuğumuzu görüp yaklaşıyor, sizi 30 Lariye ben götüreyim otele diyor. 25 Lariye anlaşıyoruz.

Orada getir götür işi yapan adamlardan biri gibi, taksici değil, niye bindik ki bu arabaya diye düşünüyoruz. Zaten adamın çenesi durmadığı gibi sürekli konuşuyor. Türkçe, Gürcüce, Lazca. Gürcü Lazlarındanmış kendisi. Bizi başka bir otele götürmek konusunda ikna etme çalışmaları sonuçsuz kalınca David Sultan‘ın önünde indiriveriyor.

David Sultan, Tiflisİlk odanın saat 9-9.30 gibi boşalacağını öğrenince kah otelin ön giriş balkonunda kah içerideki kanepede  sabah olmasını bekledik. Odaya geçince bir kaç saat uyuyup sonra rastgele şekilde sokaklarda yürümeye başladık. Tiflis nasıl bir yer deseler ilk aklıma gelen yoksulluk ve zarafet olur sanırım.  Cidden zarif bir şehir, bozulmamış çok hoş bir eski şehir merkezine sahip. zaten burada kaldığımız 3 günün çoğunu aynı bölgedeki müze, kilise ve sokakları arşınlayarak geçirdik.

Otelimiz şehrin merkezi sayılabilecek olan Özgürlük Meydanına çok yakın. Yürürken gözümüzü yıpranmış ama güzel yapılardan alamıyoruz.

Tiflis

Tiflis

TiflisSık sık rastlayacağımız minik manavların önünden geçiyoruz…

TiflisÖzgürlük Meydanı…

Tiflis Özgürlük MeydanıSaat itibarı ile öğle yemeği vakti gelmiş geçiyordu.

Kendimizi önümüze gelen ilk restorana attık desem yalan olmaz. Sololakis Kari’ye girmişiz.

Karnımız kurt gibi kazınıyor.

O yüzden gelirken kafaya koyduğumuz herşeyi söylüyoruz.

Khinkali, khachapuri, cevizli patlıcan, şaşlık…

menüYemeklerin hepsi masaya bir anda geldiler. O yüzden sırayla yemek istiyorsanız dikkat etmekte fayda var.

Ceviz ve sarımsak Gürcü mutfağında çok kullanılan malzemelerin başında geliyor.

Patlıcanlar biraz acımtraktı ancak üzerindeki çerkez tavuğunun sosuna benzeyen cevizli sos gerçekten de çok güzel.

Evde de rahatlıkla denenebilir diye düşünüyorum hatta kızartma değil közlenmiş patlıcanla bile çok güzel olabilir.

Cevizli patlıcanMasaya bunun ardından Khachapuri geliyor.

İçi peynirli, tereyağlı mis bir nevi pide gibi.

Khachapurinin her bölgeye özgü farklı türleri de var.

Peynirin sadece içinde olduğu bizim ilk denediğimiz bu versiyonu Khachapuri Imeruli oluyor.

Gerçekten nefis bir tat. Hepsini bitiremiyoruz, paket yaptırıp yanımıza alıyoruz. Sonra şehri gezerken verdiğimiz kısa molalarda birer ikişer lokma götürüveriyoruz.

Sıcak hali kadar soğumuş halide lezzetli.

Khachapuri ImeruliSırada şaşlık var. Adam ayıla bayıla görütüyor bu tabağı, et çok güzel sulu, yumuşacık.

Mtsvadi- şaşlıkKhinkali… Bu dev mantılar tepesinden tutup ısırılarak yeniyor.

Yerken mantının içerisindeki suyu içiyoruz.

Mis gibi et suyunun tadına varıyoruz.

Khinkalinin de tıpkı Khachapuri gibi farklı çeşitleri olabiliyor. Mantarlı, patatesli gibi.

Bir de içinde kişniş olan ve olmayan etli khinkaliler var. Ben kişnişi hiç sevmediğim için bundan sonraki siparişte lütfen içinde kişniş olmasın diyorum. Aklınıda bulunsun, kişnişe Gürcüler Kinzi diyorlar.

KhinkaliYemekten kalkıyoruz. Karnımız tok, sırtımız pek.

Artık şehri gezmeye ve midemizdekileri eritmeye hazırız.

İlk istikamet şehrin güney doğusu, Kura nehrinin güney kısmında kalan kiliselerle çevrili  kısmı oluyor.

Tiflis

TiflisHava bir açıyor bir kapıyor…

Tiflis

TiflisGürcüler son derece dindarlar.

Kiliselerin önünden geçerken durup istavroz çıkaran pek çok insana rastlıyorsunuz sokakta.

Genç, yaşlı demeksizin herkes kiliselere girip çıkıyor.

Mini etekliler de kilisede  uzun etekler giymiş yaşlı teyzeler de.

Tepeye çıktıkça manzara nefis hale geliyor.

Tiflis

TiflisYukarıda resmini gördüğünüz heykel Kartlis Deda.

Gürcistan’ın annesi diye biliniyor.

Buraya kadar çıktıktan sonra bu defa teleferiğe binip nehrin karşı kıyısına doğru bir yolculuk yapıyoruz.

Teleferikten manzara böyle…

Tiflis

TiflisNehrin karşı yakasını Tiflis’te kaldığımız 3 gün boyunca çok keşfetme fırsatımız olmadı.

Biz daha çok nehrin güneyinde dolaşmayı tercih ettik.

TiflisTeleferikten inince tam karşımızdaki tepedeki katedrae çıkmayı gözümüz yemiyor. O yüzden ışıl ışıl bu köprüden geçip yeniden güneye doğru iniveriyoruz. İlk gördüğümde gözüme o kadar eski, tarihi yapının arasında bir acayip görünen bu köprü sonradan sevimli gelmeye başladı.

TiflisKöprüden çıktıktan sonra yeniden sokaklara dalıyoruz ve bakın karşımıza ne çıkıyor…

TiflisŞirin bir meydan, saat kulesi ve kafeler…

TiflisBurada bir parça soluklanmaya karar veriyoruz.

TiflisDinlenmek bahane dondurma kahve şahane… O kadar uykusuzluğa rağmen gerçekten fena bir performans göstermiyoruz ama yine de kahve lazım bize…

Tiflis

TiflisBurada keyifle bir 40-45 dakika kadar dinlendikten sonra, yola devam ediyoruz…

Gürcü şarapları ünlü, hoş ben denediklerimden çok memnun kalmadım ama seveni çok… Bana kalırsa Gürcü biraları gerçekten iyi… Şimdi Gürcü votkası ve şarabını bilirdik nereden çıktı bira diyeceksiniz ama deneyin seveceksiniz. Şarapları şehrin farklı caddelerinde aşağıdaki gibi pek çok şarap butiğinde tadabilirsiniz. Hatta buralarda votka tadımı da yaptırıyorlar.

TiflisYol bizi yeniden Özgürlük Meydanına çıkarıyor… Buradan bu defa Rustaveli, yani Tiflisin en ünlü büyük caddesinden şehrin batısına doğru yürümeye başlıyoruz. Geniş, şatafatlı bir cadde burası, İstanbul’da olsa Bağdat Caddesi, Paris’te olsa Champs Elysee olurdu. Aşağıda gördüğünüz Parlamento binası.

TiflisBu cadde aynı zamanda müzelerin yer aldığı bir cadde. Üç gün boyunca bir kaç kez arşınladık Rustaveliyi. Gündüz ayrı güzel, geceleri ışıklandırıldığında ayrı güzel…

Kashveti Kilisesi, TiflisAynı caddede Kashveti Kilisesi var… Önünde mum satan, kuruyemiş satan, siyahlara bürünmüş teyzeler… Kiliseye girip biz de mum dikiyoruz…

Tiflis

TiflisHava artık yavaş yavaş kararmaya yüz tutuyor…

TiflisBiz yürümeye devam ediyoruz…

Tiflis

TiflisMc Donalds nasıl da uymuş şehrin mimarisine….

TiflisŞehrin ışıklandırması gerçekten çok başarılı.. Bakmayın benim fotoğrafımın dandikliğine, üç gün boyunca İstanbul’u neden böyle ışıklandırmıyorlar diye düşündüm.

Bu defa elimizde navigasyon akşam yemeği yiyecek bir yer bakıyoruz.

Lonely Planet’in önerdiği Pur-Pur’a gidelim diye karar veriyoruz. tabana kuvvet yine yürüyoruz…

Öğlen Gürcü yedik, şimdi bir parça standart yemek yeme zamanı…

Pur-Pur TiflisPurpur gerçekten de ilginç bir yer…

Yemeklerden ziyade dekorasyonu ilginç…

Hoş bir yer, romantik bir akşam geçirmek istiyorsanız tavsiye edilir…

Biz ne bulacağımızı bilmeden gittiğimiz için epey şaşırdık…

Kimi masaları balkona koymuşlar ancak iç mekanlarda sigara içilebildiğinden sanırım boş yer vardı..

Yine de biz içeride oturmayı tercih ettik.. Canlı piyano da cabası oldu… Servis yavaş, içerisi expatlerle dolu…

Bir şişe roze şarap, bir carpaccio söyledik, Adam somon ben makarna yedim… Carpaccio güzeldi, makarna fena değil, balık da fena değildi. Burada 3 gün boyunca ödediğimiz en yüksek hesabı ödedik.. (109 Lari). Dediğim gibi bence burada asıl olan yemek değil ortam… Cidden insanın yorgunluğuna iyi gelen bir yer…

Pur-Pur Tiflis

IMG_20130510_204312

IMG_20130510_211045

IMG_20130510_204516

IMG_20130510_212410Yemeği burada bitirip, otele döndük… Dönerken yine balkonda oturmak üzere çeşit çeşit bira ve kurutulmuş balık da ladık… Yürüyecek halimiz yoktu ama pek hala geceyi güzel bir muhabbetle taçlandırabilirdik…

IMG_20130510_223246

IMG_20130510_220837Öyle de oldu.. Otel müşterilerinden iki Rus bir ara bize katıldı… Bira üzerine bira devirirken üstümüze çöken mayışıklık bizi yatağa yolladı…

Uzun güne uzun yazı… en kısa zamanda ikinci bölümle karşınızda olmak dileğiyle..

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑