40 Yaş Projesi 5 : Mart’ta neler oldu neler

Mart ayını tam bir yüz karası olarak geçirdim! Ne kitap okudum, ne doğru dürüst film izledim. Eh buraya da uğramadım, yazı da yazamadım, bol bol haytalık yaptım ve pişmanım. Normalde gittikçe daha iyiye gitmesi gereken süreç nedense bir anda altüst oldu ve gerçekten çok işe yaramaz bir ay geçirdim. 😦 Bakalım neleri yapamamışız.. Kırık karnemi sizinle de paylaşayım ki belki Nisan sonunda aynı hezimetle karşılaşmama engel olur.

1- Ruhuma iyi gelenler

  • Mart sonuna kadar her ay  iki kitap okunacak.- Bırakın 2 kitabı 1 kitabı bitiremedim! Okuyamadım
  • Ayda iki tiyatro veya bale veya opera veya konsere gidilecek.- Gittim
  • Her hafta bir iyi film izlenecek- İzleyemedim
  • Mart sonuna kadar bir seyahat planlanacak.- Seyahate gittim
  • Haftasonlarına iş bırakılmayacak.- Bırakmadım
  • Haftada minimum bir blog yazısı yazılacak.- Yazamadım

2-Sağlığıma iyi gelenler

  • Mart sonuna kadar haftada iki gün yürüyüş yapılacak.- Yapamadım
  • Mutfak alışverişlerinde zararlı reyonlardan uzak durulacak.- Duramadım
  • Alkol tüketilecekse eğer iki kadeh şarap sınırı aşılmayacak.- Aştım
  • Televizyonda yemek kanalları izlemekten kaçınılacak.-İzlemedim
  • Uyku düzeni yeniden oluşturulmaya çalışılacak gece 12’den sonra yatmaktan kaçınılacak.- Yattım

3-Cüzdanıma iyi gelenler

  • Sabahları işe giderken taksiye binme huyundan vazgeçilecek.- Binmedim
  • Mart sonuna kadar alışveriş yasağı uygulanacak.- Almadım
  • Her ay bütçenin sabit bir kısmı bir kenara ayırılacak ve o meblağ yok sayılarak harcamalar buna göre düzenlenecek.- Ayırdım
  • Mart sonuna kadar eve dışarıdan yemek söylenmeyecek.- Söylemedim

Yaptıklarım ve yapamadıklarım arasında beni en çok üzen kitap okuyamamış ve düzenli yürüyüşe gidememiş olmak. Disiplin kazanmak gerçekten meşakkatli bir iş. Disiplinli olamamak ise  beni içten içe bir mutsuzluğa sevk ediyor. Rutine oturttuğum şeyleri yapmaya devam etmek ne  kadar  büyük bir huzur ve mutluluk kaynağı ise bana iyi geldiğini bildiğim şeyleri yapamadan/yapmadan geçen zaman da öylesine iç acıtıyor. Burada battı balık yan gider moduna girersem sanırım sene somnunda yine ağlamaya devam edeceğim. O yüzden bırakmıyoruz, yapamadığım yerden devam ediyorum.

Never Give Up

Kimi zaman hafta içi çok fazla seyahat ettiğim ve akşamları da çok geç saatlere kadar bilgisayar başında kalmak zorunda olduğum doğru. Ama yine de 2-3 gün üstüste çok çalışmış olmanın verdiği stresle rahatlamak için ya gece dışarı yemeğe, içmeye çıkıyorum ya da eve gelip  bir şarap şişesinin başına çöküyorum. Bu ne kadar doğru bir tercih çok tartışmaya açık! Evimizin altındaki spor salonuna insem ve 40-45 dakika yürüyüp bir de saunaya girsem  yeniden doğmuş gibi hissetme ihtimalim çok yüksek sanırım.  Ama işte alışkanlık edinmek bu kadar zor! Bunu bir kez becerebilirsem devamının geleceğini biliyorum. Sadece bir kez!

images (1)Peki ben bir Mart ayı daha yaşamak istiyor muyum? Sanırım hayır! O zaman ne yapıyorum?  Mesela bugün popomu kaldırıp spora gidiyorum. Elimizde yarım kalan kitabı bugün okumaya devam ediyor ve bu hafta sonuna kadar bitiriyoruz. Sonra yeni kitaplar seçiyoruz kendimize. Mesela bugün 40 Yaş Projesi serisi dışında bir yazı yazsam, 2 hafta önce gittiğimiz Kapadokya maceralarımızı anlatsam?  Eğer biraz daha ihmal edersem burası sadece aylık update verdiğim bir yere dönüşecek diye korkuyorum.  Ben bir kahve yapayım kendime ve başlayayım düşünmeye Kapadokya’yı! 🙂 Herkese çok güzel bir hafta diliyorum.

fail-fast-and-carry-on

40 Yaş Projesi 3: İlk ayın sonu

Yıl başında başladığım 40 yaş projesi tüm hızıyla devam ediyor. Bir ay sonunda mucize yaratamadım ama en azından bazı alışkanlıklarımı değiştirmeyi başardım. Hepsi olmasa da sırası ile diğerleri ile de ilgili aşama sağlayacağıma duyduğum inancım tam.

Bakalım listemde neler vardı ve ben ne kadar gelişme sağlayabildim.

1- Ruhuma iyi gelenler

  • Mart sonuna kadar her ay  iki kitap okunacak.-OKUDUM Ocak ayım Andre Gide okuyarak geçti. Tohum Ölmezse ve Pastoral Senfoni‘yi bitirdim. Pastoral Senfoni’yi okurken Beethoven‘in aynı isimli senfonisini de dinlemeyi ihmal etmedim. 
  • Ayda iki tiyatro veya bale veya opera veya konsere gidilecek.- GİTTİM– Bu ay 3 tiyatro oyunu izledim. Adolf, Parkta Güzel Bir Gün ve Yaşamaya Dair
  • Her hafta bir iyi film izlenecek- İZLEDİM En iyi tutturduğum kriter bu oldu sanırım. Her hafta bir değil birden fazla film izlemeyi başardım. Jadoo, The Lunchbox, Source Code, 11.14, Whiplash, The Theory of Everything, The Book Thief, The Boy in the Striped Pajamas, Dedemin İnsanları
  • Mart sonuna kadar bir seyahat planlanacak.- PLANLADIM– Martta Kapadokya’ya gidiyoruz.  O vakte kadar haftasonu için de minik bir tatil aklımdan geçmiyor değil.
  • Haftasonlarına iş bırakılmayacak.- KISMEN BIRAKMADIM– Bunu ağırlıklı olarak becermeye çalıştım. En azından çalıştığım zamanları pazar gününün belli zamanları ile kısıtlı tutup, bütün haftasonuna yaymadım.
  • Haftada minimum bir blog yazısı yazılacak.- YAZDIM Yine de daha iyisini becerebilirim gibi geliyor. Öyle ki aslında anlatmak istediğim daha çok şey var ama bir türlü oturup, kafamda organize olup, elimi klavyede gezdirmeye başlayamıyorum. Bu hedefi haftada ikiye çıkartmak istemiyorum ama sadece tek yazı ile de yetinmek istemiyorum. Bakalım Şubat ayında nasıl olacak herşey.

dream and purpose

2-Sağlığıma iyi gelenler

  • Mart sonuna kadar haftada iki gün yürüyüş yapılacak.- YAPAMADIM– Bu ay spor salonuna sadece bir kere gittim! Feci şekilde çuvalladım. Bahanelerimi buraya sıralamayacağım. Bu yüzden epeyce mahcup hissediyorum.
  • Mutfak alışverişlerinde zararlı reyonlardan uzak durulacak.- DURDUM–  eve abuk subuk hiçbirşey almadım.
  • Alkol tüketilecekse eğer iki kadeh şarap sınırı aşılmayacak.- AŞTIM– Kimi kutlamalar, eğlenceler derken haftasonları yine parti işinin suyunu çıkardık. Burada da mahcubum.
  • Televizyonda yemek kanalları izlemekten kaçınılacak.- KAÇINDIM– Artık nerede ise hiç yemek programı izlemiyorum, böylece ardından da mutfağa girip abuk subuk şeyler yapmıyorum.
  • Uyku düzeni yeniden oluşturulmaya çalışılacak gece 12’den sonra yatmaktan kaçınılacak.- ERKEN YATAMADIM– Bu kriteri de karşılayamadım. Ancak bir nevi gelişme var. Artık sabah saat 3-4lere kadar oturmuyorum.  1-1.30 gibi yatabiliyorum. Çalışıyorum üzerinde olacak biliyorum.

lose-weight-bike-vegetables3-Cüzdanıma iyi gelenler

  • Sabahları işe giderken taksiye binme huyundan vazgeçilecek.- BİNMEDİM
  • Mart sonuna kadar alışveriş yasağı uygulanacak. YASAĞI DELDİM–  İtiraf edeyim bir günde tam 5 parça alışveriş yaptım. Şubat ayında bunu da yapmamayı hedefliyorum.
  • Her ay bütçenin sabit bir kısmı bir kenara ayırılacak ve o meblağ yok sayılarak harcamalar buna göre düzenlenecek- YAPTIM– Bu ay kenara para koyabildim. Bireysel emekliliğe ayırdıuğım payı da yükselttim.
  • Mart sonuna kadar eve dışarıdan yemek söylenmeyecek.- SÖYLEMEDİM– Bir kere havalimanına yetişmem gerektiği ve evde yemek yapacak vaktim olmadığı için dışarıdan yemek söyledim. Onun dışında yemeksepetine hiç uğramadım.

quote-economy-does-not-lie-in-sparing-money-but-in-spending-it-wisely-thomas-henry-huxley-90473

Bu listelere baktığımda görüyorum sağlık konusunda yine sınıfta kalmışım. Hedeflerin sadece 2/5’ini tutturmuşum ki çok yetersiz. En azından 3/5 yapmak  Şubat ayı için en büyük hedefim. Diğer konularda fena olmadığıma karar verdim. Alışveriş için bu defa kendimi tutacağıma inanıyorum. Eve iş getirme konusunu engelleyemesem de sınırlayarak gitmek yapabileceğim en güzel şeylerden biri sanırım.

Hepimiz için  güzel bir Şubat ayı olsun, rüyalarınızın gerçeğe dönüştüğü günler dilerim…

40 Yaş Projesi 2: Beslenme

Haftanın ikinci günü sona erdi ve ben aksiyon planımı aksatmadan uygulamaya devam ediyorum. Sağlığıma iyi gelenler kısmında hiç beslenme konusundan bahsetmemiştim. Oysa ki en önemli konulardan biri de beslenme. O yüzden bugün biraz neler yediğimden bahsedersem fena olmaz diye düşündüm.

eat healthyGeçen yıldan bu yana ara ara gidip sonra bıraktığım bir diyetisyenim var. Kendisi  dünya şekeri bir insan, ismi Banu. Bir yıl içerisinde, Banu’ya arada gidip, çoğu zaman gitmedim: “Ay çok stresliydim listelere uyamadım, yok bugün parti var eğlencelere doyamadım, içkiyi biraz fazla kaçırdım,  ama iki hafta seyahatteyim ben oralarda bu yemekleri nasıl bulurum, eh canım plajda da şöyle güzel kokteylleri yuvarlamayayım mı?” gibi bahanelerle bir seneyi  olduğum yerde sayarak geçirdim.  Yılbaşından önceki son randevumuzda Banu’ya yeni yılda onu şaşırtacak fikirlerle karşısına çıkacağımdan bahsetmiştim. Bakalım bu defa yoldan şaşmadan hedefe doğru azimle ilerleyebilecek miyim?

DIGESTIVE HEALTH- gluten free sample menu_iStock_000002664912SmallBenim izlediğim beslenme listesi bir değişim listesi ve akdeniz diyetine uygun bir liste. Uygulaması gerçekten çok kolay ve sizn sosyal hayatınızı da engellemeyecek kadar esnek. Bu listeyi uygulamak değil uygulayamamak bence asıl zor olan. Bakalım gün boyu menüde neler varmış?

KAHVALTI

2 dilim tam tahıllı ekmek veya ½ simit

3 parça karper büyüklüğünde peynir

1 yumurta veya 3 y.k. menemen

Domates, salatalık, maydanoz vb.

ÖĞLEN

Bol salata (1 y.k. zeytinyağlı) veya 5-6 y.k. etsiz sebze yemeği

1 kase çorba

3 kadınbudu kadar et

2 dilim tam tahıllı ekmek

ARA

1 kaşarlı tost

AKŞAM  

Bol salata (1 y.k. zeytinyağlı)

5 kadınbudu kadar et

2 dilim tam tahıllı ekmek

ARA  

1 por. meyve, 4 y.k. süzme yoğurt

İnanır mısınız bilmem ama bu listedeki herşeyi yediğim zaman gerçekten müthiş bir hızla inceliyorum ben.  Bu kadar çok yiyebilip zayıflayabilmek bence olağanüstü. Yeter ki akşam yemeği yerine çikolata ve kuruyemişe dadanmayayım. Menünün daha fazlasını ya da azını yediğimde ya da su içmediğimde dengeler şaşıyor ve gerekenden daha az kilo kaybederken sabrım da tükeniyor. Su içmek benim için hep problem oldu şimdiye kadar. O yüzden kendime yeni bir şişe aldım evde içtikçe dolduruyorum. Gözümün önünden ayırmıyorum. Toplantılarda da ne içersiniz diye sorduklarında çay ya da kahve yerine hep su söylüyorum.

Geçtiğimiz altı yılda kariyer açısından çok güzel bir çizgi yakalamama rağmen özellikle sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü konusunda hiç de iyi şeyler yapmadığımı gayet güzel görebiliyorum. Öyle ki  geçmişteki beslenme alışkanlıklarımı tepetaklak edip tam tersine çevirdiğim bir düzen tutturmuşum kendime. Özellikle son üç yılda sabah kahvaltısını es geçip hatta öğle yemeği de yemeyip doğrudan akşam yemeğine geçtiğim günlerin sayısı hiç de az değil. Sabah kahvaltıyı atlayınca günümün ne kadar bitkin geçtiğini tahmin etmek de hiç zor olmasa gerek. Enerji almadan başlayan bir gün gerçekten de verimsizlik ve mutsuzluk demek.  Kendini şarj edemeyen zavallı bedenim garip de bir stres yayıyor böyle zamanlarda. Bunun üzerine yüksek tempoda çalışmayı da ekleyince kendime nasıl bir eziyet ettiğim ortada.  Oysa güne sıkı bir kahvaltıyla başladığımda enerjim yükseliyor, içimdeki mutluluk artıyor.  Bütün bunları bilip de yapmamak ise gerçekten sonradan dönüp baktığımda acı veriyor.

kahvaltıDaha önce yaptığım hatalara baktığımda  düzenli beslenmeye başladığım her denemede  kendimi sosyal hayattan soyutlayıp bir nevi cezalandırdığımı da görüyorum. Böyle durumlarda kendimi geçici bir süre için belli bir hayat tarzına adapte edip istediğim forma gelince eski alışkanlıklarıma geri dönmeyi planlıyorum sanırım. Bu yıl geçici değil kalıcı sonuçlar elde etmekse hedefim sağlıklı beslenme hayatımın vazgeçilmez bir parçası olmalı. Bunun yanında sosyal hayattan da geride kalmamalıyım.

Bu konuda hayatımda beni motive edecek o kadar çok kolaylık var ki bu fırsatları şimdiye kadar kullanmamam akıl alır gibi değil. Ofiste her gün her tür diyete sahip çalışanlar için yemek çıkıyor. Kimse önümüze üç kap yemek koyup o menüyü dayatmıyor. Geçenlerde Banu’ya yiyecek bir şey bulamadığımla ilgili tuhaf bahaneler türettiğim bir konuşmayı burada paylaşmak istiyorum. Bu aslında hiç de çaresiz olmadığımı gösteriyor.

Ben- Dün öğlen kendime göre yiyecek bir şey bulamadığım için öğle yemeğini pas geçtim.  Et yemeklerinden birini sevmedim, diğeri de aşırı yağlı göründü gözüme.

Banu- O et yemeklerinin yerine koyabileceğin başka seçenekler olmalı mutlaka. Yemek büfenizde salata malzemeleri var mıydı mesela?

Ben- Evet

Banu- Peki peynir çeşitleri var mıydı?

Ben- Evet

Banu- O zaman neden kendine güzel ve peynirli salata hazırlamayı seçmedin?

Ben- Hımmmmmm, aklıma gelmedi!

Bu konuşmada ben hiç de sağlıklı beslenmeyi hedeflemiş, kararlı biri izlenimini vermiyorum. Herşeyi düşünen, planlayan, organize eden, olmazı olduran, bir yol tıkalı ise başka yollar arayan ben nedense sağlıklı beslenme dersinden sınıfta kalıyorum!

DM-Motivation-vs-HabitHayat başka konularda olduğu gibi burada da bir seçimden ibaretti. Bugün yemek büfesine gittiğimde iki çeşit et yemeği vardı. Biri sevmediğim tarzda bir köfte diğeri şinitzel. Aklıma Banu’nun söylediklerini getirerek önce bir kase ezogelin çorba aldım. Ardından büyük bir parça şinitzelin bütün dış tabakasını sıyırarak salata ile birlikte yedim. İnsan gerçekten de isteyince çözüm üretebiliyor. Şu anda önemli olan yaptığım bu seçimleri alışkanlık haline getirebilmem.

Motivasyonu sürdürebilmek için boş zamanlarımda sağlıklı beslenmeye yönelik  web sitelerini keşfedip, takip etmeye çalışıyorum. Bunların pek çoğu bildiğimiz ama yine de hatırlayınca kendimizi daha motive hissettiğimiz şeyler.  Okumak ve odaklanmak bu süreçte yapabileceğim en güzel şey. Yeni bir ben yaratmak kolay değil. Güzel alışkanlıklar kazanmak emek ve sabır istiyor gerçekten ama şunu çok iyi biliyorum ki  son günlerde gerçekten kendimi harika hissediyorum. Son bir şey biliyorum ki 3 ay sonra yaptığım seçimlerden dolayı kendime teşekkür edeceğim 🙂

31 Mart Hedefine doğru