Su gibi akıp giden bir haftanın ardından… mutfak halleri ve atlas kasabı…

Bir haftayı daha bitirmiş hafifçe huzursuzlanarak Pazartesiyi beklerken yapılacak en güzel şeylerden biri sanırım mutfağı topladıktan sonra bulaşık ve çamaşır makinelerini çalıştırıp, salonda kanepeye yayılıp blog yazmak. Köşede uyuyan bir kedi, bir fincan çay ya da kahve, televizyonda home TV açık.  Çamaşır yıkandıktan sonra onları çıkarıp asmak, kuruduktan sonra sınıflandırıp katlamak, ütüye hazır hale getirmek haftasonu yapmaktan çok sıkıldığım ama zamanında yapmazsam hafta içerisinde ciddi anlamda acı çekmeme sebep olan işler. Eğer tüm bunları zamanında yapmışsam, Pazartesi akşamları temizlik bittikten sonra eve gelmek gerçekten büyük bir keyif. Düşünsenize tertemiz bir ev, ütülenmiş kıyafetler!

Bu aralar kendime bir takım rutinler yaratmaya uğraşıyorum. Mesela akşamları çok geç yatmamak ve tatil günü de olsa bile sabah geç kalkmamak. Dışarıda yediğimiz yemeği en azından sadece haftasonu ile sınırlamak ve haftaiçi mutlaka ev yemeği yemek. Akşamları elimi yüzümü yıkadıktan sonra hayatımda ilk kez sahip olduğum gece kremini! sürmeyi unutmadan yatmak. Normal şartlar altında haftada bir yüzüne krem süren biriyim ben. Öyle ki ellerim, dudaklarım çatlamadan krem sürmek de aklıma bile gelmez. Dolayısı ile gece o kremi sürüp yatmak benim için çok büyük bir aşama.

Akşamları evde yemek yapma konusunda kolaya kaçmaya ve  balık ve kırmızı et üzerinden gitmeye devam ediyorum.Somon balığı filetosunu alıp dilimleyip buzluğa  atıyorum. Akşam işten gelince çıkarıp telfon tavaya koyup üzerine baharat ve tuz ekleyerek normal bir teflon balık tavasında ızgara yapıyorum. Sanırım yer yüzündeki en pratik yemeklerden biri ızgara somon.  Yanına hızlı bir şekilde yaptığım salata ile akşam yemeği hazır oluveriyor.

IMG_20140308_204317Ya da eğer balıkçıya uğrayabilmişsem, fırında nefis bir tepsi ızgara balık yapabiliyorum. Yani bizim evde balık benim işim!

IMG_20141110_190738Kırmızı et meselesi benim için hep sıkıntı yaratan bir konu idi. Pişirmeyi de beceremezdim, iyi et nereden alınır onu da bilemezdim. Mutfak malzemesine benden daha da meraklı olan kız kardeşim bir gün elinde demir döküm bir tava ile  gelip akşamına Günaydın’dan aldığı bonfileleri lokum gibi pişirince bu işe evde merak saralım bari dedik. Gittim bir demir döküm tava da ben aldım.  Ama işin kolayına kaçıp eti hep kardeşime pişirttirmeye devam ettim. 🙂

staubKarşıya taşınınca bu defa Atlas Kasabı ile tanıştık. Normal kasaplara kıyasla daha pahalı ama şimdiye kadar beni hiç hayal kırıklığına uğratmamış bir kasap. Etler lokum gibi, köfte yapmak için çektirdiğim kıyma mis gibi. Bu arada kardeşim bu  burgerci işi köfte olayına girdi hatta onunla da kalmadı evde kendi barbekü sosunu yaptı. O etle bu derece haşır neşir olurken ben kenardan izleyip bu güzelim ızgaraları mideye götürmeye devam ettim. Aşağıda bir pazar günü mutfağımızdaki hamburger operasyonunu görüyorsunuz.

IMG-20140423-WA0001

IMG_20140423_200947

İşte bu iştah açıcı görüntülerin ardından sonunda ben de kırmızı etle haşır neşir olmaya başladım. Köfte yapma tekniklerimiz farklı olsa da, ızgara antrikotu, bonfileyi artık evde yapabiliyor olmaktan çok büyük mutluluk ve gurur duyuyorum:)  Dakika tutarak pişirdiğim etler hem pamuk gibi yumuşak hem de sulu ve lezzetli 🙂

IMG_20140426_195817Gönlüm istiyor ki et hakkında daha çok şey bileyim ve evde uygulayabileyim. Şimdilik en basiti ile başlamak bile beni mutlu etti. Bakalım ilerleyen günlerde evde neler pişirebileceğiz. Herkese lezzet dolu haftalar….

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: