Revisited: Boğaz Turu, Pera Balık, Hayal Kahvesi – Great evening in Istanbul…

Ne kadar çok ülkeyi-şehri gezip dönersem döneyim,  sabahları motora-vapura binip karşıya geçerken İstanbul’da olduğuma, bu şehirde yaşadığıma dua edenlerdenim ben.

Hele şu aralar püfür püfür esen poyrazı, masmavi boğazı, keşfedecek kuytusu köşesiyle yine gönlümün bir numarası…

Bir akşam üstü bütün şirket bir tekneye doluşmuş vaziyette elimde bir kadeh beyaz şarapla güvertede otururken etrafı seyredip bunları düşünerek yine şükrettim İstanbul’da yaşadığıma.

Öyle de keyifli bir boğaz turu oldu ki  akşamın en güzel saatlerinde, etrafı seyredip, kikirdeyerek 3 saatin nasıl geçtiğini anlamadım.

Kuruçeşme Marina

Boğaz Turu

Boğaz Turu

Boğaz TuruTuru bitirir bitirmez kendimi Taksime attım.  Tekne turunda yediğimiz cipsler, kuruyemişler iştahımı kesememişti. O yüzden acilen yemeğe oturmak lazımdı. Pera Balık her zamanki gibi Taksim civarındaki can kurtaranımız oldu. Adam zaten çoktan gelmiş beni Pera Balıkta bekliyordu. Hedef Hayal Kahvesi öncesi güzel bir yemek, biraz rakı… Mmmmm, mmmmm, mmmm nidaları ile hiç benden beklenmeyecek şekilde rakıdan önce mezelere yumuldum…

Pera Balık

Köpoğlu, soslu balık ve maydanoz salatası…. Buraya geldiğinizde bu soslu balığın tadına mutlaka bakmanızı tavsiye ederim.. Her yerde olmayan nefis bir tat gerçekten de…  Bir ara tuvalete gittim, döndüğümde adam çoktan yan masa ile muhabbete girmişti… Her gece eğlencesinde yaşadığımız rutine dönüşen bu olay aslında epeyce güzel bir şey, değişik hayat hikayelerinin kesiştiği en güzel kavşaklar bence bunlar. İki doktorla olan sohbetimiz nerede ise saat 12.00’ye kadar sürdü. Baktık ki nerede ise konser kaçacak, hemen köşeyi dönüp Hayal Kahvesine daldık.

Ceylan Ertem çoktan sahnedeydi.  İlk kez kanlı, canlı karşımda gördüğüm Ceylan’dan etkilenmemek mümkün değil… İnanılmaz bir enerjisi var… Dinlemeden anlaşılacak, anlatmakla olacak şey de değil… Şeker ötesi, yorumu, sesi nefis bir genç hatun kendisi…

Ceylan ErtemOrkestra da süperdi, gerçekten herkese çok eğlenceli vakit geçirttiler. Aslında ben ağzım açık sahneyi seyretmekten ne dans edebildim ne başka bir şey… Büyülenmiş gibi kıpırdamadan sahneye odaklandım. Konser bitip de dışarı çıkınca az evvel sahnede zıp zıp zıplayan kırmızı elbiseli kız kapının önünde aramıza karıştı.. Aynı içtenlik, aynı mütevazilik ve şirinlik… Ceylan Ertem- şaka  gibi 🙂 Uzun zamandır bu kadar hoş bir insanla karşılaşmamıştım sanırım… 🙂

Hayal’den çıkınca bir anda kendimizi Ortaköy’de kumpir yerken bulduk. Kumpir berbattı ancak köprü manzarası şahane idi…

köprüSabahın ilk saatlerini geride bırakmıştık ki evlere dağıldık… Yorucu olsa da haftasonlarını beklemeden arada akşamları Hayal kahvesine uğramakta fayda var… Temmuz ayı programı burada. Denenmesi şiddetle tavsiye olunur…

Reklamlar

Hakkında Epicurious
Épice kelimesi Fransızca baharat manasına gelir. Baharat hayatın tadı tuzudur. Rengarenktir, lezzetlidir, insanı farklı çağlara, farklı diyarlara götürür. Epicure ya da Türkçe söylemek gerekirse Epikuros, İ.Ö. 300 yıllarında Atina’da bir felsefe okulu kuran filozoftur. Mutluluğa giden yolu aramıştır. Hayattan alınan hazın kaynağının ise en üstün iyilik olduğunu söyler. Genelde gününü gün eden haz dışında bir şey düşünmeyen insanlara Epikurosçu denir. Ama bu bir yanılgıdır. Epikurosa göre en büyük mutluluk kaynağı ruh dinginliğidir. Curious ise meraklıdır…. Araştırır, okur, didikler, sorgular… Epicurious bu üç kelimeyi birleştiren bir kelime oyunudur. Bu bloğun yazarı ise bu üç kelimede de kendinden birşeyler bulur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: