Her Şeyin Başı Sağlık, Nurofen, Ihlamur

Son bir kaç hafta epeyce zor geçti benim için.  Gecelerden bir gece  saat 11 civarı çalan bir telefon. Annem eve daha yeni geldiğini, babamın  hastanede olduğunu söylüyor. Nasıl yani diyorum. Aslında en son Ankara’ya gittiğimde pek keyifli görmemiştim babamı. Ama o kadar çok ve önemli işlerim vardı ki! kafamın bir kenarına not etmekle birlikte, sanırım çok da üstünde duracak vaktim olmamıştı.  Annem diyor ki telaşlanma durumu iyi şu anda ama doktor gözetiminde olması lazım. İşte bu konuşmadan sonra yaklaşık iki haftalık bir süre geçti. Babam by-pass ameliyatı geçirdi. Tıkalı görülen 5 damarı değişti. Umuyorum günden güne daha iyiye gidecek sağlığı. Zorlu bir süreç geçiriyorlar annemle birlikte. Yanlarında biz yokuz zaten çünkü bizim inanılmaz önemli işlerimiz ve güçlerimiz var!

Neyse, geçen haftayı full Ankara’da geçirdiğim halde toplantı iş yemeği vs derken annemleri nerede ise yine hiç göremedim. Üstüne üstlük, haftasonu geldiğinde şifayı kapınca gerisin geri İstanbul’a dönmek zorunda kaldım. Oysa hiç olmazsa haftasonu yanlarında olurum, bir işe yararım diye düşünmüştüm. Ancak babama hastalık bulaştırmamamız gerekiyor. O yüzden tıpış tıpış İstanbul’a döndüm Cuma akşamı. Eve adımımı attığımdan beri doktora gitmek dışında daha dışarı hiç çıkamadım. İki gündür işe de gitmiyorum. Doktor ciğerlerimin durumunu pek beğenmedi. Biraz da korkutmak istedi sanırım ama ben kararımı bu sefer kesin verdim. Sağlık cidden çok önemli bir şey. Kaybedilmeyince değeri anlaşılmayan ama en değerli şey. Güzel kararlar alıp uygulamak niyetindeyim. Ömrüm az da olsa, çok da olsa mümkün olduğu kadar hastane kapısına uğramadan yaşamak istiyorum ben.   Önemli olan ne kadar yaşadığın değil, nasıl yaşadığın aslında.

Ihlamur nasıl demlenir?

Şimdi bol bol ıhlamur demleyip, hem dinlenip, hem de işten gelen e-maillere cevap yazıyorum. Bu arada ayrıca fark ettim ki ben ıhlamur demlemeyi bilmiyormuşum. Kendi hazırladığım ıhlamurlarda anneminkinin tadını alamayınca aradım sordum nasıl yapılır diye. Meğer önce kuşburnu, kuru zencefil, kuru elma, tarçın çubuğu, karanfil vs.  bir demlikte iyice kaynatılır sonra üzerine ıhlamur ilave edilirmiş. Ihlamur fazla kaynatmaya da gelmezmiş. Altını çok bekletmeden kapatmak gerekirmiş. Ihlamura ayrıca limon sıkılıp bal eklenebilirmiş. İşte böyle anne ıhlamurunun tadına kavuşulurmuş. Herkese sağlıklı bir hafta diliyorum.

Reklamlar

Hakkında Epicurious
Épice kelimesi Fransızca baharat manasına gelir. Baharat hayatın tadı tuzudur. Rengarenktir, lezzetlidir, insanı farklı çağlara, farklı diyarlara götürür. Epicure ya da Türkçe söylemek gerekirse Epikuros, İ.Ö. 300 yıllarında Atina’da bir felsefe okulu kuran filozoftur. Mutluluğa giden yolu aramıştır. Hayattan alınan hazın kaynağının ise en üstün iyilik olduğunu söyler. Genelde gününü gün eden haz dışında bir şey düşünmeyen insanlara Epikurosçu denir. Ama bu bir yanılgıdır. Epikurosa göre en büyük mutluluk kaynağı ruh dinginliğidir. Curious ise meraklıdır…. Araştırır, okur, didikler, sorgular… Epicurious bu üç kelimeyi birleştiren bir kelime oyunudur. Bu bloğun yazarı ise bu üç kelimede de kendinden birşeyler bulur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: