Radika Restaurant-Koşuyolu, İstanbul

Radika Koşuyolu’nda bir Ege restoranı. Daha önce akşam yemeği için gittiğimizde sabah kahvaltı servisi verildiğini öğrenince bir daha ziyaret etmek farz oldu bizim için. Yoğun bir gece eğlencesinin ardından güneşin açtığı bir Pazar sabahı düştük yollara. Girdik Radika’nın kapısından içeri.

Kapıdan girişte bizi bir zeytin ağacı karşılıyor. Öyle ki sanki size açık havada kahvaltı yapıyormuşsunuz hissini veriyor. 

Radika’da serpme kahvaltı servis ediliyor. 4 çeşit peynir, siyah ve yeşil zeytin, sucuk ızgara, Girit böreği ve taze otlu omletin yanında bal kaymak ve iki çeşit reçel kendinizden geçmenize yetiyor.

Reçellerden biri domates reçeli, diğeri siyah üzüm reçeli… Domates reçeline daha önce Bozcaada’da rastlamıştık ancak siyah üzüm reçelini hiç tatmamıştık şimdiye kadar. Pekmezle reçel arası bir tadı var siyah üzüm reçelinin ve tadı gerçekten şahane. Garsona bu reçelleri satıyor musunuz dediğimde satıyoruz diyor. Giderken hesapla birlikte bir kavanoz da reçel istiyoruz böylece.

Radika bizim evimize çok yakın. Hem akşam yemekleri için hem de sabah kahvaltılarında buraya çok uğrayacağız gibi duruyor. Biliyorum aynı kahvaltıları hatta daha da iyilerini evde de hazırlamak mümkün. Ancak, yorgunsanız ve zaten bütün haftayı evde geçirdi iseniz haftasonunda kendinizi şımartmak için böyle bir değişiklik yapmaya değer. Başka mekanlarda buluşmak üzere 🙂

Reklamlar

Hakkında Epicurious
Épice kelimesi Fransızca baharat manasına gelir. Baharat hayatın tadı tuzudur. Rengarenktir, lezzetlidir, insanı farklı çağlara, farklı diyarlara götürür. Epicure ya da Türkçe söylemek gerekirse Epikuros, İ.Ö. 300 yıllarında Atina’da bir felsefe okulu kuran filozoftur. Mutluluğa giden yolu aramıştır. Hayattan alınan hazın kaynağının ise en üstün iyilik olduğunu söyler. Genelde gününü gün eden haz dışında bir şey düşünmeyen insanlara Epikurosçu denir. Ama bu bir yanılgıdır. Epikurosa göre en büyük mutluluk kaynağı ruh dinginliğidir. Curious ise meraklıdır…. Araştırır, okur, didikler, sorgular… Epicurious bu üç kelimeyi birleştiren bir kelime oyunudur. Bu bloğun yazarı ise bu üç kelimede de kendinden birşeyler bulur.

10 Responses to Radika Restaurant-Koşuyolu, İstanbul

  1. OBURCAN says:

    Artık anlaşıldı ki İstanbul’dan çok güzel mekanlar ve yemek yazıları gelecek… İstanbullular’a nasıl yazı yazılır gösterelim Epi. Eline sağlık 🙂

    Selamlar

    • Epicurious says:

      Oburcan bu yorumu yaptın beni ateşe attın şimdi 🙂 Umarım çok çok gezip çok çok yazabilirim. Sonuçta örnek aldığımız üstat sensin yüzünü kara çıkarırsak ayıp olur 🙂

  2. OBURCAN says:

    Estağfurullah , o nasıl söz öyle 🙂 Çok gezersin, çok yazarsın, ona şüphe yok…Heyecanla bekliyoruz 🙂

  3. OBURCAN says:

    Vay be! balık ekmek sözünü unuttun yani,peki,alacağın olsun :))

  4. OBURCAN says:

    Sen öyle diyorsan beğenirim elbette. Zevkinden şüphe etmem:)

  5. Selcen says:

    Mekanı güzel olmasına rağmen. Müşteriye hizmet nedir bilmeyen garsonların saygısızlığı ile rezil bir gece geçirdik. öncelikle çok erkenden bir rezervasyon yaptırmama ve aynı gün 3 saat öncesinde hatırlatmama rağmen gittiğimizde listede adınız yok dediler. neyse 2 masa gösterdiler yine de yerimiz var diyerek. ama ben erkek arkadaşımla hoş bir ortamda yemek yemek ve sonrasında ufak bir pastayla doğum günü süprizi yapmak istiyordum. telefonda bunu özellikle belirtmiştim. yanında ceviz ağacı pastanesi var. oradan pasta getireceklerdi. arkadaşımı masaya oturttum. lavaboya diye çıkarak organizatör bayana durumu izah ettim. o da yandan aldırırız merak etmeyin dedi. döndüğümde erkek arkadaşımın oturduğu masa garsonların yemek getirdiği tarafa bakıyor diye girişte gösterilen diğer masaya geçmek istedim. başka bir garson yüzüme bile bakmadan. o masa dolu dedi, saygısız bir tavır ve ses tonuyla. daha az önce geçebilirsiniz demişlerdi dedim. sonra bağırarak başka bir garsona seslenip sordu ve geçtik ama çok sinirlenmiştik. doğum günü planım olmasa hemen çıkardık ama geç bir saatti. tekrar bir organizasyon imkanı yoktu malesef. yemekten sonra stresle pastaları bekledim, unuttular bunu da kesin diyerek. neyse pastalar gelirken bir de baktım üstünde ne mum var ne maytap sade bişey gözlerim kocaman açıldı. sonrasında garson arkadaşımın arkasında durup mum koyayım mı diye hareket yaptı. evet diye kafa salladım. evet süpriz oldu ama gece de benim burnumdan geldi. ne yediğimi bile anlamadım. sonra masaya hesap istersek erkek arkadaşım bana ödetmez diye lavabo bahanesiyle kasaya gittim. bir kazma garsonda orada beni fıtık etti. masadan kalkacağız. bizimle ilgilenen hiç bir garson yok. insan bir müşterisini uğurlar. kaçar gibi arkamıza baka baka bir garson bize bakar mı diye çıktık gittik. bir organizasyon için berbat bir seçimmiş. dekoru, çalınan eski parçalarıyla müziği güzel ama çalışanları ve rezervasyon sistemi berbat bir mekan.

    • Epicurious says:

      Böyle kötü bir tecrübe yaşamanıza üzüldüm. Bizim gittiğimiz seferlerde bu tarz bir durumla karşılaşmamıştık. Yine de nice mutlu yıllara demek istiyorum. 🙂

  6. Geri bildirim: İstanbul’da yaz nasıl geçer? (1) : Anadolu Yakası Restoranları | Karma has kicked my ass

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: