Brüksel’de Mısır Esintileri-Tutankamon Sergisi

İki hafta önce gerçekleştirdiğim son Brüksel ziyaretinde deniz ürünleri fuarının yanı sıra ilginç bir de sergiye denk geldim: Tutankamon’un Mezarı ve Hazineleri.

Mısır benim ilgi alanıma giren bir kültür ve ülke olmamakla birlikte hemen deniz ürünleri fuarının yanı başında nerede ise ayağıma kadar gelmiş bu fırsatı kaçırmak istemedim. Milattan önce 1341 yılında doğan Tutankamon babası IV. Amenotep’in kurduğu tek tanrılı dini ortadan kaldırarak yeniden eski Mısırın çok tanrılı dinlerine dönüş yapan bir Kral. Üvey kızkardeşi Ankhesemun ile evlenmiş ve bu evlilikten ölü doğan iki kız çocuğu olmuş. M.Ö. 1333 yılında 8 yaşında iken tahta çıkmış ve 10 yıl tahtta kaldıktan sonra 1323 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuş.

Tutankamon’un mezarı hayatı boyunca yaptıklarından çok daha fazla dikkat çekmiş olmalı ki Mısır’da Krallar Vadisine gömülen ve genç yaşta vefat eden bu Mısır Kralının mezarını bulmak pek çok arkeologun, araştırmacının, zengin gezginin rüyası olmuş.  

Mezarı bulmak ise Mısır’a bu amaçla gelen İngiliz  arkeolog Howard Carter ve hastalığı nedeniyle hava değişimi için Mısır’da bulunan zengin gezgin Lord Carnarvon’un tanışması ile olmuş. 1907’den 1922’ye kadar süren kazılar arada 1. Dünya Savaşı nedeni ile kesintiye uğramış. Ancak, Carter Kasım 1922 tarihinde sonunda muradına ermiş.

Girişte Rozetta Taşını ve Tutankamon’un heykelini görüyoruz.

Sergi  temel olarak iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde  Tutankamon’un hayat hikayesi, icraatları ve ölümünün yanı sıra  Carter tarafından mezarın ne şekilde bulunduğuna ilişkin belgesel tadında videolar izliyoruz.  Bu bölümde videolar, ardında Tutankamon’un mezarının kopyasının yapıldığı bir cam vitrinin üzerinden gösteriliyor. Videolar dışında dinlediğiniz ses kayıtları esnasında vitrinin ışıkları sizi yönlendirerek hikayesini dinlediğiniz objeleri tek tek izlemenizi sağlıyor.

Kafanızda daha iyi canlandırabilmeniz için öncelikle “Mezar Planı”nda başlayalım. Serginin girişinde mezar planının mikadan yapılmış bir maketi de vardı ancak fotoğrafını çekmek zor olduğu için aşağıdaki plan üzerinden anlatmak daha yerinde geldi.

1 numara ile gösterilen yer mezarın girişi. Girdikten sonra ilk ulaştığımız yer ise Tutankamon’un günlük hayatında kullandığı eşyalarının bulunduğu oda. Bakalım  içerisinde neler var:

Bunun ardından asıl mezarın bulunduğu odaya geliyoruz.

En son durak noktamız ise hazine odası.

Serginin ikinci kısmında ise bu defa vitrin camlarının arkasından değil doğrudan mezar odasının ve hazine odasındaki objelerin birebir kopyalarının sergilendiği bölümü geziyoruz. 

Mezar odasının bire bir ölçülerde yapılmış kopyası. 

Duvarlardaki süslemeler….

Mezar odasının som altından yapıldığını da unutmadan eklemek gerek.

Kral Tutankamon, matruşka gibi iç içe geçen 4 ayrı tabutun içerisine konmuş. Bunların her biri farklı süslemelere sahip ve tıpkı mezar odası gibi som altından.

Mumya..

Mezar odasının kopyalarını gördükten sonra Tutankamon’un günlük hayatta kullandığı eşyaları tahtını ve diğer eşyalarını görmeye geçiyoruz.

Sergi biletleri 15.5 Euro’dan satılıyor. Bu fiyata audio kulaklıklar da dahil. Turu 90 dakikada tamamlıyorsunuz. 20 Nisan 2011’de Brüksel’de başlayan bu sergiyi Kasım ayına kadar ziyaret etmek mümkün. Fırsatı olanlar için ilginç bir deneyim.

Reklamlar

Hakkında Epicurious
Épice kelimesi Fransızca baharat manasına gelir. Baharat hayatın tadı tuzudur. Rengarenktir, lezzetlidir, insanı farklı çağlara, farklı diyarlara götürür. Epicure ya da Türkçe söylemek gerekirse Epikuros, İ.Ö. 300 yıllarında Atina’da bir felsefe okulu kuran filozoftur. Mutluluğa giden yolu aramıştır. Hayattan alınan hazın kaynağının ise en üstün iyilik olduğunu söyler. Genelde gününü gün eden haz dışında bir şey düşünmeyen insanlara Epikurosçu denir. Ama bu bir yanılgıdır. Epikurosa göre en büyük mutluluk kaynağı ruh dinginliğidir. Curious ise meraklıdır…. Araştırır, okur, didikler, sorgular… Epicurious bu üç kelimeyi birleştiren bir kelime oyunudur. Bu bloğun yazarı ise bu üç kelimede de kendinden birşeyler bulur.

4 Responses to Brüksel’de Mısır Esintileri-Tutankamon Sergisi

  1. cansile kuday says:

    Çok teşekkürler, sergiyi gezmiş kadar oldum.

  2. tütü... says:

    Kahire Müzesini 1989 veya 1990 yılında gezmiştim ve müzenin, çok ama çok loş olduğunu, ışıkların çoğunun yanmadığını hatırlıyorum. Aklımda kalan tek şey Tutankamon’un som altın ve mavi masklı tabutu.Matruşka gibi, iç içe geçen diğer tabutlar ve mezar eşyaları hiç iz bırakmamış bende. Onun için, teşekkür ederim epicurious. Her bir obje birer sanat eseriymiş.Brüksel gezin bir taşla, birçok kuş vurmana yaramış. (Şimdi yazarken yadırgadım ne kötü bir benzetme değil mi? )

    • Epicurious says:

      Sevgili Tütü,
      Eski anıları canlandırdığıma sevindim. Çoğu zaman detayları çok çabuk unutuyoruz ancak biri hatırlatınca yavaş yavaş geri geliyor hafızamız. Evet haklısın bu Brüksel seyahati bir taşla çok kuş vurmamı sağladı:) Ayrıca, ben benzetmenin sadece iyi tarafını aldım :=) Bu arada Cenevre yolculuğu ihtimali çıktı ortaya. Öneriler varsa çok makbule geçer.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: