Budapeşte Gezi Notları 5: Vaci Caddesinden Şehir Haline…

Budapeşte notlarına devam ederken aklımdan bin bir türlü şey geçiyor. Bunlardan biri de şehir hayatı ve şehirlerin tasarımı ile ilgili. Biz Türkiye’de ne kadar çok alışveriş merkezi açıp, altgeçit ve kavşaklarla şehir caddelerini otobana çevirirsek kendimizi o kadar gelişmiş hissediyoruz. Yolları genişletirken, kaldırımları daraltıyoruz. Yaptığımız bu seçimler kent hayatını yok edip, sokak ve cadde kültürünü yerle bir ediyor. Nüfusun büyük çoğunluğu bu durumdan memnun görünürken ben gayet rahatsızım. Yayalara daha çok alan yaratılması bütün belediye başkanlarının önceliği olmalı diye düşünüyorum. Plastik kaplama, içinde gerçek oksijenin dolaşamadığı, içeride iki saat kalsam boks maçından çıkmış kadar yorulduğumu hissettiğim alışveriş merkezlerine de karşıyım. Büyük meydanlar, parklar, geniş yaya kaldırımları ve bir mağazadan diğerine geçerken kafayı kaldırdığımda gökyüzünü görebileceğim, esnafının soyu tükenmemiş bir şehir istiyorum.

Budapeşte şehir olarak o kadar güzel, o kadar mantıklı tasarlanmış ki caddelerde yürümek insanı yormuyor. Kaldırımda yürürken yanınızdan geçen arabaların egzoz dumanına boğulmuyorsunuz. Vaci Caddesi de bizim Tunalı Hilmi gibi bir yer ancak araç trafiğine kapalı. 19. yüzyıldan bu yana şık kafelerin, restoranların, mağazaların yan yana dizildiği bir buluşma noktası olmuş. Bugün de güzel apartmanları, restoranları, antikacıları ve hediyelik eşya dükkanları ile şehrin en canlı noktalarından biri.

Görüldüğü üzere sokak aslında çok da kalabalık değil. Hani iğne atsan yere düşmüyor demekten uzak. Eh sonuçta bizim gibi 5-10 milyonluk şehirlerde yaşamaya alışanlar için tenha bile sayılabilir. Ancak bu durum yine en çok bizim gibi turist misali sokakta gezinenlere yarıyor. Yürüyüşün tadını çıkarıyor ve kalabalıktan fenalaşmıyoruz. Caddedeki binalar çok güzel. Demir işleme ustalarının marifeti olan süslü balkon demirleri beni görüntüleriyle benden alıyor.

Cadde antika, hediyelik eşya ve turistlere yönelik olarak Macar lezzetlerinin satıldığı şık dükkanlarla dolu. Restoranlar da cabası tabi.

Macar şaraplarının en ünlüsü olan Tokaji ya da bizde bilinen adı ile Tokay’ın ortaya çıkışında da ters bir şekilde olmakla birlikte  Osmanlı bağlantısı mevcut. Osmanlı Ordusu’nun Macaristan’a sefer düzenlemesi nedeniyle,  bir yıl Tokay bölgesinin üzümlerinin hasadı yapılamıyor ve üzümler asmalarında nerede ise kurur hale geliyor. Bu kuru üzümlerle ne yapacağını bilemeyen bölge halkı heba olacağına şarap olsun diyerek bu üzümlerden şarap yapıyor. Ortaya tatlı ancak tütsülenmiş alışılmadık bir şarap çıkıyor. Bu tütsü tadını veren de üzümlerin kabuklarına topraktan yapışan bir nevi mantar oluyor.

Orijinali hafif likörümsü tadı ile tatlı bir şarap olan Tokay ya aperatif olarak alınıyor ya da yemeklerden sonra tatlı ile birlikte tavsiye ediliyor. Bunun bir de sek olanı var ki ben pek tatlı şarap meraklısı olmadığım için bunu denedim. Sek olanı da tıpkı tatlı olanı gibi hafif kekremsi ve tütsülü idi. Çok tarzım olduğunu söyleyemem ancak tabi tek bir deneme ile karar vermek mantıklı da değil.

Vaci’de bu kısa gezintinin ardından yönümü öncelikle şehir haline çevirdim. Bir ülkenin sofra kültürünün en iyi ipuçlarını bulabileceğimiz yerler bence meyve sebze halleri. İşin aşağıdaki resimde gördüğünüz bu güzelim hal binası Vaci Caddesinin güney ucunda yer alıyor.

Çatısı Sarı, kırmızı yeşil süslemeleri ile çok göz alıcı ve bana sorarsanız hal binası demek için bin şahit ister. İçerisi iki katlı ve oldukça geniş bir mekan, gayet yüksek tavanlı, temiz ve ferah. Vakit olsa saatler geçirip didik didik bütük tezgahlara bakabileceğiniz bir yer. Alt katta meyve, sebze, şarküteri, mandıra ürünleri satılırken, yukarı katta hediyelik eşya, giyim ve hazır yemek standlarına rastlıyorum.


Tezgahlara baktığımızda salamlar, sucuklar, bize göz kırpıyor. Macar salamı  bizim ülkemizde de çeşitli firmalar tarafından üretilen bir salam çeşidi. Ancak Macar salamının orijinali dana değil domuz etinden yapılıyor. Bizim alışkın olduğumuz tada göre daha yağlıca ve görüntü olarak da iri ve yağlı bir sucuğu andırıyor. En ünlü markası ise Pick.

Dikkat çeken bir diğer şey hemen hemen her tezgahta gördüğümüz paprikalar. Üstelik Macarlar bunu sadece taze olarak değil aynı bizim gibi kurutulmuş olarak da tüketiyorlar. Duty Free de dahil olmak üzere hemn hemen tüm marketlerde şık paketleri içerisinde acı ve tatlı seçenekleri ile sunulan Macar kırmızı biberlerini bulabilirsiniz.

Beni epeyce şaşırtan şeylerden biri de Macar turşusu oldu. İlk olarak otelin kahvaltı salonunda gördüğüm turşu tabağı ilgimi çekti ancak sabah sabah pek de anlam veremediğim için tadına da bakamadım. Ancak hal binasındaki turşu kavanozlarını görünce bunun aslında pek de anlamsız olmadığını anladım.

Bir de pek çok bal standı gördüm… Ancak bu konuda pek bilgi alamadım. Belki Erdemin bu konuda bize bir katkısı olur. Olur mu????

Aşağıda hızlı bir tur attıktan sonra bu defa yukarı kata çıkarak hazır yemek büfelerinin bulunduğu köşeye doğru ilerliyorum. Burada da bize tanıdık gelecek görüntüler peşimi bırakmıyor.

Şu gördükleriniz lahana sarması ve kuru fasulyenin epey iricesi değil mi?


Ya da bulgur pilavı ve tas kebabı değil mi buradaki?

Bu da langos ve diğer hamur işleri… Langos bizimhamur kızartması ile aynı şey. Ancak macarlar langosun üzerine krema, çeşitli soslar,  peynir yada şarküteri ürünleri koyarak tüketiyorlar. 

Burada gördüklerim bana Macar mutfağının Osmanlıdan epey etkilendiği izlenimini verdi. Siz ne dersiniz?

Bir de not: Bu aralar wordpresse resim eklemek epeyce zor olmaya başladı. O nedenle bir yazıyı bitirene kadar normalden 2-3 kat fazla zaman harcıyorum. Böyle giderse yazılara nasıl devam edeceğimi bilmiyorum. Eklediğim her resim gidip sayfanın en tepesine yapışıp kalıyor. Sonra onu olması gereken yere alana kadar deli oluyorum. Aynı sorunu yaşayan ve çözümünü bilen varsa bana yazsın lütfen.

Hakkında Epicurious
Épice kelimesi Fransızca baharat manasına gelir. Baharat hayatın tadı tuzudur. Rengarenktir, lezzetlidir, insanı farklı çağlara, farklı diyarlara götürür. Epicure ya da Türkçe söylemek gerekirse Epikuros, İ.Ö. 300 yıllarında Atina’da bir felsefe okulu kuran filozoftur. Mutluluğa giden yolu aramıştır. Hayattan alınan hazın kaynağının ise en üstün iyilik olduğunu söyler. Genelde gününü gün eden haz dışında bir şey düşünmeyen insanlara Epikurosçu denir. Ama bu bir yanılgıdır. Epikurosa göre en büyük mutluluk kaynağı ruh dinginliğidir. Curious ise meraklıdır…. Araştırır, okur, didikler, sorgular… Epicurious bu üç kelimeyi birleştiren bir kelime oyunudur. Bu bloğun yazarı ise bu üç kelimede de kendinden birşeyler bulur.

4 Responses to Budapeşte Gezi Notları 5: Vaci Caddesinden Şehir Haline…

  1. limonkabugu diyor ki:

    o kadar katiliyorum ki sana…bir tunali vardi o da elden gidiyor gibi…arabada oturmayinca rahat etmeyen yurumeyi sevmeyen yuruyunce pullari dokulen bir toplumuz..halbuki ankarada ne cok genc nufus var…bilkentte ankuvadaki gibi sira sira kafelerin onunde trafige kapali sokaklar istiyorum…yesil alanlar, parklar…gecenlerde antalyadaydim belediye o kadar cok park yapmis ki…sonra cocuklar…23 nisanda eglensin diye alisveris merkezine goturmus fast food yediren aileler…cocuk ne oynadigini biliyor ne temiz havayi ne sokak kulturunu…cocugun alisveris merkezinde isi ne olabilir anlamak mumkun degil…biz sanirim (su anda 30larin basinda olanlar)
    sokagin tadini cikartmis olan son nesiliz..

  2. İlker diyor ki:

    Blogunuzu okuyorum bir süredir. Ancak benim pek zamanım olmuyor gezilerimi paylaşmak için. Aniden Budapeşte’ye gelince bu salamlardan almak isteyince sayenizde buldum. Umarım vakit bulur ve alırım. Teşekkürler.

  3. Gecen hafta Budapestedezdikç Birazda şansla bu bedava türkçe turunu bulduk. Rehberleri çok eğlenciydi. Gidenler için siteyi baylaşıyorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: