Bir hafta daha bitti: 3 mekan/Cafe Botanica, Kalender Zebra, November

Yılın son iki haftasına girdik. Ben artık 2010 bitsin istiyorum. Yılbaşı süslerim, yeni bir masa örtüsü, yeni isimlikler,  peçetelikler, hepsi hazır… 2011 değişimlerin yaşandığı iyi bir sene olacak kanaatimce… Hani büyük konuşmam istemem ancak, epey umut var içimde… Haksızlık etmeyeyim 2010 da çok iyi bir seneydi ancak köklü değişimler getirmedi bize. O yüzden darısı 2011’e.. Bu yılın değerlendirmesi ise ilerleyen günlerde…  Yılın son 2 haftasına girerken bar bar gezdik desem yalan olmaz. Hafta içinde 2 gece üstüste November Pub’a gitmenin haricinde, bir resepsiyon, bir Macellan, aynı gece bir Kalender Zebra yapmayı başardık. Üstüne bugün 2-3 haftadır gidip görmek istediğim Café Botanica’yı da ziyaret etmiş olduk.  Ben hala tüm kurtları dökememiş olmakla birlikte verilen bir haftalık aranın ardından yeniden sağlıklı beslenme rutinine dönmüş bulunuyorum. Artık yılbaşına kadar sabredeceğim 🙂

Şimdi gelelim gezdiğimiz gördüğümüz yerlere:

 November Pub benim Ankara’da bira içmeyi en çok sevdiğim mekanlardan biri. Hala bir Ankara pubları yazısı yazamadım ancak yazsaydım eğer James Cook ile birlikte burası listenin başında olurdu mutlaka.  İlk açıldığı vakitlerde, bozulmasından korktuğum için bencillik ederek, bizden başkaları gelmesin, bilmesin, görmesin diye kimselere bahsetmediğim bir yerdi November.  Ancak tabi aradan geçen zaman içerisinde haftanın hemen her günü canlı müzik yapılan bu sevimli Pub pek çok insanın sevdiği ve sık sık geldiği bir yer haline dönüştü.  Bazı mekanlar kendilerini sadece yeni yıl zamanı süslerken,  November’ın  bahçesindeki ağaçların ışıkları bütün yıl  durur. Genellikle yemek yemeğe değil, arkadaşarımızla bir şeyler içmeye, müzik dinlemeye ve dansetmeye gittiğimiz bir yer olmasından dolayı içeride çekilmiş pek fotoğrafımız yoktur.  Ancak bu defa lezzetli tavuk kanatları ve yeni yıl ağacını fotoğraflayacak fırsatı buldum.

Cuma akşamı akşam yemeğimizi Magellan’da yedik. Şarabın yanına söylediğimiz peynir tabağı gerçekten de güzeldi. Genelde pek çok mekanda yaptıkları gibi sadece Türk peyniri doldurulmuş bir tabak değildi aksine Türk peynirlerinin yanında Gouda, Edam, Emental, Maasdam ve Danish Blue bir aradaydı…

Saatler gece yarısına gelirken Kalender Zebra‘ya yollandık. Son derece eğlenceli olan ilk grubun sonuna yetiştik. Daha sonra sahne alan Balkan grubu bize biraz fazla geldi…. O yüzden burayı bir başka gece önceden rezervasyon yaptırarak yemekli olarak denemeye karar verdik.

Son olarak pazar da sabahı nihayet Café Botanica‘nın yolunu bulabildik. Tıpkı resimlerindeki gibi sıcak ve samimi bir yer Botanica. Sade bir menüsü var. Biz kahvaltı için gittiğimizden yemekleri deneme şansımız olmadı. Ancak bundan sonraki seferlerde mutlaka ana yemeklerini ve başlangıçlarını da tadacağız. Zira, biz çıkarken gelen büyük gruba servis edilen kocaman tabaklar benim merakımı uyandırdı. Fiyatlar son derece uygun. Ancak eğer açık büfe yerlere alışkın iseniz, sizi çok tatmin edemeyecek bir yer. Ancak bizim gibi hafif sabah kahvaltısını tercih edenlerdenseniz, burası sizin yeriniz.

Çok hoş detaylar düşünülmüş, ben en çok çatal ve bıçak servislerinin getirildiği dantelli kılıfları beğendim.

Cafe Botanica bence gerçekten de görmeye gitmeye değer bir yer olmuş Ankara’da. En kısa zamanda menünün geri kalanını da denemek farz oldu bana.  Bir dahaki sefere film tavsiyeleri ile dolu bir yazıda buluşmak üzere, güzel bir hafta diliyorum herkese.

Reklamlar

Hakkında Epicurious
Épice kelimesi Fransızca baharat manasına gelir. Baharat hayatın tadı tuzudur. Rengarenktir, lezzetlidir, insanı farklı çağlara, farklı diyarlara götürür. Epicure ya da Türkçe söylemek gerekirse Epikuros, İ.Ö. 300 yıllarında Atina’da bir felsefe okulu kuran filozoftur. Mutluluğa giden yolu aramıştır. Hayattan alınan hazın kaynağının ise en üstün iyilik olduğunu söyler. Genelde gününü gün eden haz dışında bir şey düşünmeyen insanlara Epikurosçu denir. Ama bu bir yanılgıdır. Epikurosa göre en büyük mutluluk kaynağı ruh dinginliğidir. Curious ise meraklıdır…. Araştırır, okur, didikler, sorgular… Epicurious bu üç kelimeyi birleştiren bir kelime oyunudur. Bu bloğun yazarı ise bu üç kelimede de kendinden birşeyler bulur.

One Response to Bir hafta daha bitti: 3 mekan/Cafe Botanica, Kalender Zebra, November

  1. Geri bildirim: Soğuk kış akşamları için alternatif filmler, müzikler, vs… « Karma has kicked my ass

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: