Tatil Yazıları 4: Kaş

İlk tatil planlarımızı yaparken aslında sadece Kaş’a gidecekken, bir gece internette yapılan bir nevi hızlı araştırma sonucu tatili Kaş’ta noktalamaya karar vermiştik. Tatil bittiğinden bu yana ne kadar doğru karar verdiğimizi düşünüyorum. 10 günde birbirinden çok farklı pek çok yer görme şansımız oldu. Hiç durmadık. Vakti elimizden geldiğince iyi değerlendirdik. Dolu dolu bir tatil yaptık ve  tatilin bitiş noktası olarak seçtiğimiz Kaş rotamızdaki en hareketli durak yeri idi. 

Sabah Metin Abi ile yaptığımız tekne turunun ardından hızla toparlanıp öğlen saat 12.00 Minibüsü ile Marmarise geldik. Bütün pansiyon ahalisinin bizi yolcu ettiğini söylemeden geçemeyeceğim. Sanki 20 yıldır komşuyuz tanışıyoruz da bizi öyle uğurluyorlarmış gibi hissettirdiler bize🙂

Marmaris’e varınca bu defa 15 dakika sonra kalkacak olan Fethiye otobüsüne atladık. Marmaris’ten Fethiye’ye her yarım saatte bir otobüs kalkıyor.  Fethiye’de indikten sonra da Kaş arabasının 20 dakika içinde kalktığını öğrendik ve epeyce sevindik. Şansımız yaver gidiyordu. Çay molası verip, sonra yola devam ediyorduk.  Ancak bindiğimiz Fethiye-Kaş otobüsü girmedik köy kasaba bırakmayınca Kaş’a ancak akşam saat 7 civarında varabildik. 

Yolda Kalkan otogarında durup 15 dakika da orada mola verince inip Kalkan’ın tepeden fotoğraflarını çektik. Sanırım Türkiye’nin en güzel manzaralı otogarı Kalkan otogarı.

Otele girer girmez valizleri atıp doğru Deja Vu’nun yolunu tuttuk. Ne mutlu oldum ben  Deja Vu’nün terasında oturup da  batan güneşe karşı Kaş’ı seyredince anlatamam size. İçim içime sığmadı resmen.


Güneşi batırdıktan sonra içimizde bir acele, sanki sadece iki saatimiz var o yüzden her yere girip çıkmalıyız yer yere… Acele acele sokaklarda yürüdük. Hangi tekne turuna gitsek diye yarım saat içerisinde 10 tane tur acentasıyla konuştuk. Sonra Köprü 6’na gidip Adam’ın arkadaşlarını gördük. Oradan çıkıp Mavi’nin önünde bir süre oturduk. Oradan bakkaldan bir bira alıp limana gittik. Liman’a giderken Echo’da o gece kim varmış onu sorduk. Sonra kalkıp yeniden Köprü 6’na oradan tekrar Echo’ya. Sonra bir daha Mavi’ye…. Yani bir oraya bir buraya çıldırdık🙂

Ertesi sabah güzel bir kahvaltıdan sonra  önce kaldığımız otelin Küçük Çakıl’daki plajına indik.

Ardından üşenmeyip Limanağzına giden teknelere atladık.   


Giderken teknemizin yanından geçen bir de su kaplumbağası gördük.

Limanağzında Nuri’nin yerine gittik….

O da yetmedi geri döndük Kaş’a, atladık minibüse Kaputaş’a gittik.

Sonra döndük Kaş sokaklarında dolaştık…

Ertesi gün Kekova turuna gittik…

Kale Köy’ün tepesine de çıktık… Manzaraya bakmaya doyamadık.. en çok fotoğrafı burada çektik…

Akşam güneş batarken elimizde bir şişe soğuk beyaz şarap Amfi tiyatroya çıktık. Ben şişeyi tepemize dikip içeceğiz diye beklerken Adam sırt çantasına sakladığı cam şarap kadehlerini çıkardı. Güneşin batışının keyfini çıkardık. Ne güzel tatil yaptık dedik. Devamını yine bekleriz dedik…

Aynı akşam saat 20.30’da Ankara otobüsüne binip, verilen molalarda bile otobüsten inmeden  tüm yolculuk boyunca uyuyarak deniz  tatilimizi bitirdik.🙂

Kaş Hakkında Önemli Notlar:

1) Kaş Otogarında tanıştığımız Süleyman tatilimizin bu bölümünün sürprizi oldu. Eğer Kaş’ı çok bilmiyorsanız, Otogar’da dondurmacı Süleymanı sorun. Bize çok yardımcı oldu eminim size de her konuda elinden geleni yapar.

2) Otel olarak bu defa Aqua Princess’i seçmiştik. Ben çok bayılmadım. Bir de herkes Medusa’yı öve öve bitiremiyor. Ama biz bir dahaki sefere Süleyman’a telefon edip, bir Pansiyon ayarlarız galiba.

3) Bu defa Saklıkent turu yapamadık, paraşütle atlayamadık, Demre’ye, Patara’ya gidemedik… Eh bir dahaki sefer geldiğimizde de yapacak bir şeyler de kalsın değil mi🙂

SON

Hakkında Epicurious
Épice kelimesi Fransızca baharat manasına gelir. Baharat hayatın tadı tuzudur. Rengarenktir, lezzetlidir, insanı farklı çağlara, farklı diyarlara götürür. Epicure ya da Türkçe söylemek gerekirse Epikuros, İ.Ö. 300 yıllarında Atina’da bir felsefe okulu kuran filozoftur. Mutluluğa giden yolu aramıştır. Hayattan alınan hazın kaynağının ise en üstün iyilik olduğunu söyler. Genelde gününü gün eden haz dışında bir şey düşünmeyen insanlara Epikurosçu denir. Ama bu bir yanılgıdır. Epikurosa göre en büyük mutluluk kaynağı ruh dinginliğidir. Curious ise meraklıdır…. Araştırır, okur, didikler, sorgular… Epicurious bu üç kelimeyi birleştiren bir kelime oyunudur. Bu bloğun yazarı ise bu üç kelimede de kendinden birşeyler bulur.

3 Responses to Tatil Yazıları 4: Kaş

  1. Caglar diyor ki:

    Harika bir gezi olmuş. Kaş ve Datça kesinlikle görmeye değer. Böyle yerlere sahip olduğumuz için çok şanslıyız.
    Çaglar
    http://caglar.ca

  2. Epicurious diyor ki:

    Merhaba Çağlar,

    Çok teşekkürler. Gerçekten çok keyifli bir geziydi. Yorumun sayesinde web sayfanı keşfettiğim için de çok memnun oldum. Takip edeceğim🙂

  3. Aytac yedikardes diyor ki:

    Kasa tatile gidecek arkadaslar yukarida arkadasin bahsettigi Suleyman beyi kas otogarina indigimizde tesadufen bulduk cunku artik dondurma degil VITAMIN CAFE yi isletiyor.Gercekten yorum yapan arkadaslarin bahsettigi gibi bize cok yardimci oldu.Giderseniz ona ugramayi unutmayin.(NOT: Ayrica o harika tost ve ev koftesinde ki lezzetide ifade etmek imkansiz ancak tadarak anlayabilisiniz )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: