Dubrovnik 4

Nerede ise bütün öğleden sonrayı şehri turlayarak geçirdiğim için Cuma akşamı otelde kaldım. Odamın penceresinden manzarayı izledim. Güneşin batma vakti yakınlaştıkça suyun rengi pembeye döndü ve havanın kararmasıyla birlikte ben de yatağıma uzanıp dinlendim.

Ertesi sabah kahvaltının ardından çıkıp bu defa eve dönüş yolunda renkli Dubrovnik manzaraları çekmeye devam ettim. Bindiğimiz takside çalan müziklerin de etkisiyle  klip gibi videolar da çekmedim değil. Dubrovnik’ten ayrılırken bir şişe kırmızı bir şişe de beyaz Hırvat şarabı almayı ihmal etmedim. Onun dışında alınabilecek her şey zaten fotoğraf makinemin içinde diye düşündüm.

Dönüş yolu yine uzundu. Ama Münih havaalanında geçirilecek 5 saat benim hafta içinde bu gezi yazılarını yazacak olmamam sebebiyle çok da işime geldi aslında. Havaalanındaki bir kafeyi işleten Münihli Ömer amcayla uzun uzun sohbet etmekten arta kalan zamanları kafamdakileri bilgisayara geçirmekle harcadım. 58 yaşındaki Ömer Amca Almanya’daki Türklerden çok şikâyetçiydi. 40 sene önce gelmişler ama bir kelime yeni bir şey öğrenmeden, kendilerini geliştirmeden yaşamaya devam ediyorlar diyordu. Öyle ki ben sordukça, ya da aslında çoğu zaman ben sormadan anlattı durdu. Bizim ülkenin haline çok üzülüyordu. Sabahlara kadar Türk kanallarında haber ve tartışma programlarını seyredip hayıflanıyordu. Sonunda vedalaştık, uçuş vakti gelmişti.

Uçuş kartımı yer hostesine verdiğim de bana sizi bu uçuş için business class’a aktardık dedi. Çok teşekkürler dedim. Böylece yanımın boş olmasının da avantajıyla, uzun bir günü böyle rahat bir uçuşla tamamladım.

Şimdi Pazartesi oldu ve nerede ise bitti bile ve ben yeni iş haftasına tam olarak olmasa da adapte olmaya çalışıyorum.

Hakkında Epicurious
Épice kelimesi Fransızca baharat manasına gelir. Baharat hayatın tadı tuzudur. Rengarenktir, lezzetlidir, insanı farklı çağlara, farklı diyarlara götürür. Epicure ya da Türkçe söylemek gerekirse Epikuros, İ.Ö. 300 yıllarında Atina’da bir felsefe okulu kuran filozoftur. Mutluluğa giden yolu aramıştır. Hayattan alınan hazın kaynağının ise en üstün iyilik olduğunu söyler. Genelde gününü gün eden haz dışında bir şey düşünmeyen insanlara Epikurosçu denir. Ama bu bir yanılgıdır. Epikurosa göre en büyük mutluluk kaynağı ruh dinginliğidir. Curious ise meraklıdır…. Araştırır, okur, didikler, sorgular… Epicurious bu üç kelimeyi birleştiren bir kelime oyunudur. Bu bloğun yazarı ise bu üç kelimede de kendinden birşeyler bulur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: